İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Vali Çakacak Oyunu Kullandı
Vali Çakacak Oyunu Kullandı
Gülnar’da Birlik ve Beraberlik Toplantısı Gülnar Yörük Sofrasında Gerçekleşti
Gülnar’da Birlik ve Beraberlik Toplantısı Gülnar Yörük Sofrasında Gerçekleşti
Yazı Detayı
15 Mayıs 2020 - Cuma 09:24 Bu yazı 365 kez okundu
 
ZEKAT NEDİR
Yusuf Kaya
 
 

ZEKAT NEDİR

Zekât, dinen zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda (nisap) mala sahip olan kimselerin Allah rızası için muayyen kişilere vermesi gereken belli miktarı ifade eder. Zekâtın farz olması için şartlar; malların nisaba ulaşması yanında nâmî (üreyici/artıcı) olması, sahip olunduğu andan itibaren üzerinden bir yıl geçmesi, bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlardan fazla olmasıdır.

Nisap, zekâtla yükümlü olmak için esas alınan zenginlik ölçüsüdür. Bu ölçü, altında 20 miskal (80.18 gr), devede 5, sığırda 30, koyun ve keçide 40 adettir.

Zekâtın kimlere verileceği Kur’an-ı Kerim’de ayrıntılı şekilde açıklanmış (Tevbe, 9/60), nisabı da hadislerde belirtilmiştir (Buhârî, Zekât, 32, 36, 38, 43). Buna göre temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişi diğer şartlar da yerine gelmişse bu mallarının zekâtını vermesi gerekir (Kâsânî, Bedâî’, II, 4 vd).

NE ZAMAN FARZ KILINDI VE HİKMETLERİ

Zekât hicretin ikinci yılında Medine’de farz kılınmıştır. Zekât, Kur’an-ı Kerim’de pek çok âyette namaz ile birlikte zikredilmiş (Bakara, 2/43, 110; Hac, 22/78; Nûr, 24/56); Hz. Peygamber (s.a.s.) de zekâtın İslam’ın temel ibadetlerinden biri olduğunu bildirmiştir (Buhârî, Zekât, 1).
Kur’an ve hadislerde namaz ile zekâtın ardı ardına zikredilmesi, toplumların ruhî olgunluğa ulaşmasında bu iki ibadetin rolünü göstermesi bakımından son derece önemlidir. Kur’an-ı Kerim, iyiliğe erişmenin ve muttakî bir mümin olabilmenin en önemli şartlarından birinin zekât vermek olduğunu ifade eder (Bakara, 2/177). Aynı zamanda zekât kurtuluşa eren müminlerin vasıflarından biridir (Mü’minûn, 23/1, 4). Bütün bunlara ilaveten zekât vermek, Allah’ın rahmetini celbeden hususlardandır (A’râf, 7/156). Kısaca zekât, malı temizleyen ve manevi arınmaya vesile olan bir ibadettir (Tevbe, 9/103). Âyet ve hadislerde sıklıkla emredilen zekâtı vermemek müşriklerin vasfı olarak görülmüş ve Kur’an’da bu durum yerilmiştir (Fussilet, 41/6-7).
Zekâtın topluma dönük pek çok yararı da vardır. Mesela zekât, maddi gücü olmayanların ihtiyaçlarının giderilmesine katkı sağlar, zengin ile fakir arasındaki uçurumu azaltır; aralarında sevgi ve yakınlık doğmasına vesile olur. Bu yönüyle zekât toplumsal kenetlenmeyi artırır. Ayrıca toplumları bencillik ve kin gibi ahlaki hastalıklardan arındırır. Zekâtın verileceği yerlerin toplumun her katmanındaki insanları kapsaması sosyal dayanışmanın da garantisidir.

ZEKAT  KİMLERE FARZDIR? GEÇERLİ OLMASININ ŞARTLARI Zekât kimlere farzdır? Geçerli Zekât ibadeti ile ilgili şartlar, zekâtın bir kimseye farz olmasının ve verilen zekâtın geçerli olmasının şartları şeklinde iki ayrı başlık altında ele alınır.
Bir kimseye zekâtın farz olması için o kimsenin müslüman, akıl sağlığı yerinde, ergenlik çağına gelmiş ve hür olması (Kâsânî, Bedâî’, II, 4-5) bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlarından fazla hakikaten ya da hükmen artıcı, yani kazanç sağlayıcı nitelikte “nisap miktarı” mala sahip olması gerekir. Artıcı olmaktan kastedilen, malın sahibine gelir, kâr, fayda temin etmesi yahut kendiliğinden çoğalma ve artma özelliğine sahip bulunmasıdır.
Zekâtın farz olması için ayrıca nisap miktarı mal ya da servete sahip olduktan sonra üzerinden bir kameri yılın geçmesi ve yıl sonunda da nisap miktarını koruması gerekir (Kâsânî, Bedâî’, II, 13 vd.; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 73-74). Yıl içerisindeki artış ve düşüşlere itibar edilmez. Zekât bu süre dolmadan önce de verilebilir. (Kâsânî, Bedâî’, II, 15).
Zekâtın geçerli olmasının şartlarına gelince, öncelikle “niyet” şarttır. Zekât bir ibadet olduğu için niyetsiz yerine getirilemez (Kâsânî, Bedâî’, II, 40; İbn Kudâme, el-Muğnî, IV, 88). Ayrıca fakire verilmesi ve teslimi demek olan “temlik” de şarttır (Kâsânî, Bedâî’, II, 39). Yemek hazırlayıp yedirmek gibi ibâha denilen yollarla fakire zekât verilmiş olmaz.

ZEKAT HESAPLANIRKEN HANGİ BORÇLAR DÜŞÜRÜLÜR

 

Zekât vermekle yükümlü olan kişi, elindeki zekâta tâbi olan malından kul haklarına müteallik borçlarını düşer. Hanefî mezhebinin genel görüşüne göre ödeme günü gelmiş veya gelmemiş olan borçlar bu konuda aynı hükme tâbidir. Ancak Hanefîlerden bir kısım âlimlerin görüşüne göre, sadece vadesi gelmiş olarak birikmiş ve alacaklısı tarafından talep edilen borçlar düşülür; henüz ödeme günü gelmemiş olan borçlar düşülmez. Zira bu tür veresiye borçlar genellikle alacaklıları tarafından istenmez; ödeme günü gelmiş olan borçlar istenir (Kâsânî, Bedâî’, II, 6).
Şâfiî mezhebinin meşhur olan görüşüne göre ise hiçbir borç, zekâta tâbi olan malların hiçbirisinden düşülmez, dolayısıyla borçluluk hâli zekât vermeye engel değildir (Nevevî, el-Mecmû’, V, 344).
Günümüzde ödeme planı uzun bir takvime bağlanmış olan ve ileriki yıllarda düzenli olarak ödenecek olan kamu, TOKİ, kooperatif, kredi türü borçlar, bütünüyle zekât malından düşülmemelidir. Zira bu ödeme takvimleri 10-20 yıllık çok uzun vadeleri kapsamakta ve insanlar bu borçları hemen o yılda ödeme durumuyla karşı karşıya kalmamaktadırlar.
Bu bakımdan kişinin elinde bulunan zekâta tabi mallardan, sadece “o zekât yılına ait olan birikmiş borçlar, vadesi o yıl içinde dolmuş veya dolacak olan ve dolayısıyla o zekât yılı içinde hemen ödenmesi gereken borçlar” düşülmelidir. Zira zekât, yıllık bir ibadettir.

 

 
Etiketler: ZEKAT, NEDİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
09 Temmuz 2021
Kurban Bayramı yaklaşırken Kurbanla ilgili sıkça sorulan sorular ve cevaplar
82 Okunma.
02 Temmuz 2021
Kurban Bayramı yaklaşırken sıkça sorulan sorular ve cevaplarımız
62 Okunma.
18 Haziran 2021
NESLİN KORUNMASI: ERDEMLİ BİR NESİL, HUZURLU BİR GELECEK
129 Okunma.
13 Haziran 2021
AİLE OLMAK, AİLE KALMAK
91 Okunma.
28 Mayıs 2021
Teknoloji Bağımlılığı Ve Sosyal Medya Ahlakı
147 Okunma.
21 Mayıs 2021
ZULÜM CEZASIZ KALMAZ
111 Okunma.
14 Mayıs 2021
ALLAH’IN RIZASINA ULAŞTIRAN SALİH AMELLER
104 Okunma.
07 Mayıs 2021
HAYATIMIZI RAMAZANLAŞTIRMAK...
125 Okunma.
29 Nisan 2021
Dinimiz yetimlerin korunup gözetilmesine büyük önem vermiştir
169 Okunma.
23 Nisan 2021
Makyaj yapmak ve saç boyamak orucu bozar mı?
114 Okunma.
16 Nisan 2021
Orucu bozan şeyler nelerdir?
145 Okunma.
08 Nisan 2021
ORUÇ VE KUR’ÂN AYI RAMAZAN
149 Okunma.
02 Nisan 2021
MÜSLÜMANIN DURUŞU “ORTA YOL”
148 Okunma.
27 Mart 2021
BERAT KANDİLİ
176 Okunma.
19 Mart 2021
ÇANAKKALE ZAFERİ VE BİRLİK RUHU
240 Okunma.
13 Şubat 2021
ÜÇAYLARA KAVUŞTUK
366 Okunma.
05 Şubat 2021
HAYATI YAŞANILIR KILMANIN YOLU: DİN VE MANEVİYAT
185 Okunma.
29 Ocak 2021
DÜNYADAKİ CENNETİMİZ: AİLE
196 Okunma.
15 Ocak 2021
Adak nedir, dindeki yeri nedir?
300 Okunma.
25 Aralık 2020
TEFEKKÜR İLE BİR ÖMÜR GEÇİRMEK
267 Okunma.
18 Aralık 2020
TAKVA: EN HAYIRLI AZIĞIMIZ
209 Okunma.
30 Ekim 2020
Gülnar İlçe Müftüsü Yusuf KAYA’nın Mevlid-i Nebi Haftası Mesajı
391 Okunma.
23 Ekim 2020
258 Okunma.
02 Ekim 2020
CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTASI
242 Okunma.
25 Eylül 2020
MÜSLÜMAN HAYIRLI BİR KOMŞUDUR
249 Okunma.
18 Eylül 2020
Fettah ODABAŞI İlçe Vaizi
282 Okunma.
30 Temmuz 2020
BİRLİK BERABERLİK ve KARDEŞLİK RUHU
329 Okunma.
25 Temmuz 2020
KURBAN ve HİKMETLERİ
291 Okunma.
25 Haziran 2020
MADDİ VE MANEVİ ARINMA: TEMİZLİK
418 Okunma.
20 Haziran 2020
ASR SURESİ’NİN ÖĞRETTİĞİ HAKİKATLER
339 Okunma.
21 Mayıs 2020
Orucun Bizlere Kazandırdıkları
360 Okunma.
30 Nisan 2020
Mağfiret Ayı Ramazan
395 Okunma.
26 Nisan 2020
Huzur İklimi Ramazan
415 Okunma.
Haber Yazılımı