İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
CHP Aday Tanıtım Programı Cuma Günü
CHP Aday Tanıtım Programı Cuma Günü
Gülnar Anadolu Lisesinde Gülnar Ürünleri Sergilenecek
Gülnar Anadolu Lisesinde Gülnar Ürünleri Sergilenecek
Yazı Detayı
24 Aralık 2018 - Pazartesi 09:05 Bu yazı 1711 kez okundu
 
EFSANE BAŞKAN KİM OLACAK?
Ramazan Eyceoğlu
 
 

EFSANE BAŞKAN KİM OLACAK?

Seçim dönemine girdiğimiz bu günlerde başkan adaylarımız güzel projeler ortaya koyuyorlar. Gerçekten içimizdeki hayallerin resmi gibi bizleri umutlandırıyor. Lakin projeler insanları ne kadar ilgilendiriyor? Projelerdeki hedef kitle kimler, kaç kişiye veya aileye hitap ediyor, sorularının ucu açık.

Bir zamanlar bu memlekette nohut fabrikası hayalleri vardı. Bulguru da, nohudu da, hep beraber bitirdik. Nohut bitti fabrikanın adı bile kalmadı. Bağcılık da bitti, pekmezi artık başka yerlerden alacağız. Elma’da can çekişiyor. Şimdilerde badem kişniş revaçta, Eğer iyi yönetemezsek, onlar da dibe vuracak.  Peki, en önemli sebep ney? Pazarlama yapacak sistemimiz yoktu, halada yok. İlçemize turist olarak gelen insan ya Gülnar’lıdır, ya da Gülnar’lıyı tanıyan birisidir. İnşaat şartlara bağlı, kredi faizleri artınca tık kesilir. Ama hayvancılık, tarım veya sanayide bir şeyi üretip pazarlamasını yaparsak, ilçemize para gelir. O zaman evi yaparsın, kızı gelin eder, oğlanı everirsin… Bize bunun alt yapısını kurmaya yardım edecek başkanlar lazım.   

Son on, on beş yıldır ilçemizde bağ bahçe ( badem, kişniş, zeytin… gibi) işlerinde önemli gelişmeler oldu. Gülnar’ımızın, çalışma hayatı dolayısı ile çeşitli yerlere dağılmış insanlar emeklilikleri sonrası ata topraklarına dönüp tarıma yöneldi. Elbette bu dönüşümün doğasından kaynaklı; bahçe bakımı, ilaçlaması, işçiliği, pazarlama… Gibi temel sorunlar görülmeye başladı. Sorunların hepsi aşağı yukarı bir birine bağlı olsa da, pazarlama sorunu bütün problemlerin düğümü olup kaya gibi karşımıza dikiliyor. Aslında Türkiye’deki fındık, pamuk, zeytin, üzüm, limon, portakal, elma vb. bütün üretim kollarında problemdir pazarlama. Hatta tarım ve hayvancılığın tamamı sorunlu. Konu dünya çapında sıkıntılı olduğu için çözümü de kolay olmuyor.  Fındık, limon, zeytin gibi birçok üründe dünya çapında söz sahibi olsak da; üretici ürettiği ürünü değerinde satamıyor. Tüketici ise komşusunun bahçesinde yetişeni bile ucuz alamıyor. Yağ var, un var, şeker var; helva yapamıyoruz.  

Tarım politikaları eksik, aracılar çok vicdansız olabilir, kapitalist ülkeler baskı yapabilir. Devlet üreticilere taban fiyatı gibi temel politikaları belirleyerek sorunları ortadan kaldıramasa da, bizim gibi başıbozuk üreticilerin “ Marmara Birlik, Tariş, Çukobirlik…”gibi, kooperatif yâda ticari şirketlere sahip olmalıyız. Yani alım gücü yüksek, her çiftçiden alım yapıp pazarlama yapabilecek kuruluşları kurmalıyız. Bazı yerlerde borsalar var, TMO var, bazı yerlerde de büyük haller var.  Devlet erkini harekete geçirmek biraz sıkıntılı ama bir kooperatif veya birlik yâda bir anonim şirket kurmak zor değil. İlçemiz bunların hepsine uzak. Bizim bunlardan biri veya bir kaçına ihtiyacımız var. Memleket de birkaç kişi ekmek yesin, ata topraklarımız gelişsin gibi düşüncelerle, yıllardır kazandığımız paraları döküyor, yatırımlar yapıyoruz. Bebek gibi besleyip yetiştirdiğimiz elma, kişniş, badem vb. bizlere mutluluk vereceğine dert veriyor. Yok, Amerika ile kıriz oldu, yok dolar arttı, yok ithal ceviz geldi… piyasa düştü badem kaldı. Her yıl Kişniş’ in Badem’in tam satılacağı zaman bir bahane çıkıyor fiyatlar düşüyor. Garibanın ihtiyacı var, elindeki üç-beş yüz kilo malı ucuz pahalı veriyor.

Kimseler gelip de bizim sorunumuzu çözmez. Ya, şurada kişniş şöyle satılmış, filan adam bademi şu fiyattan toplamış diye dedi kodu yapar dururuz, ya da siyasi taassuplarımızı kenara bırakıp üç beş kişi bir araya gelerek bir kurum ya da ticari bir oluşum yaparız. Ticari bir kuruluş (Anonim Şirket) olduğunda topladığı sermaye sayesinde reklam, pazarlama rekabet etme gibi ticaretin uluslararası yaptırımlarını kullanabilir. Burada, herkesin “nerden bulacaklar parayı?” sorusunu duyar gibiyim. Bunun çok örnekleri var.  İnsanımız devletin bürokrasisinden haklı olarak ürküyor. Egede, Karadeniz’de, Marmara’da, Çukurova’da, Antep ’de bu işleri birileri yapıyorsa, Gülnar’da neden bizler yapmayalım?  Okuryazarlık her vatandaş da çok şükür var. Kanunlar aynı, neyimiz eksik? Yeter ki amaç birliğimiz olsun. Kırsalda bu tip projelere oldukça iyi hibe ya da uzun vadeli ucuz krediler veriliyor. Ticaret yapmaya kanunen müsait olan Belediye, Ziraat Odası, gibi kuruluşlarının ortaklığı dâhil, zengin fakir tüm insanların katkısı olabileceğini bilmeliyiz. Hatta bu şirkete ortak olmak için Gülnar’da olmaya gerek yok. Almanya’da, İstanbul’da, Adana’da, Mersin’de, Erdemli ’de, memur, emekli, ticaret adamı, ev hanımı…  Sermayesi oranında katılabilir. Profesyonel bir yönetici seçersiniz iş yürür. Yeter ki bu işin nasıl olabileceğini sorgulamaya başlayalım. Üç beş insanın çıkıp birkaç küçük toplantı tertip etmesi ile başlanabilir. Yeter ki önce konuşalım. İşin içine derneklerimiz, ürünlerimizi satın alan tüccarlar, çeşitli alanlarda ticaret yapan esnaf da katılabilir.  Böyle bir proje üretici sayısını artırır. İlaç, gübre satanlar, esnaf kazanır, hepimiz kazanırız. Hatta göçün durmasına katkı sağlar. Önce karnımız doymalı. Bu gerçeklerin karşısında, insanların uzun yıllar faydalanacağı böyle projelere öncülük eden bir Belediye Başkanı Gülnar’da efsaneleşir.        23 Aralık 2018

 
Etiketler: EFSANE, BAŞKAN, KİM, OLACAK?,
Yorumlar
Haber Yazılımı