İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Gülnar Anadolu Lisesinde Gülnar Ürünleri Sergilenecek
Gülnar Anadolu Lisesinde Gülnar Ürünleri Sergilenecek
Eczacı Duru Kır Aday Adaylığını Açıkladı
Eczacı Duru Kır Aday Adaylığını Açıkladı
Yazı Detayı
19 Mart 2019 - Salı 10:48 Bu yazı 516 kez okundu
 
ÇANAKKALENİN İNTİKAMI
Ramazan Eyceoğlu
 
 

ÇANAKKALENİN İNTİKAMI

Yıllardır çeşitli platformlarda sürdürülen Türk ve Müslüman düşmanlığı artık bir başka boyuta ulaştı. Binlerce kilometre uzakta (Yeni Zelanda) birisi çıkıyor Türkiye ve Müslümanlara saldırıyor.

Bu saldırı; İsrail’in Filistin politikasının sivil yanı.  Doğu Türkistan’ın, Bosna’nın, Kırım’ın, Yemen’in, Irak’ın, Suriye’nin, Mayam Mar Müslümanlarının çektiği zulmün kardeşi. Amerika’nın Afganistan, Pakistan, Yemen, Libya, Mısır, İran politikalarının uzantısı. İstanbul ve Ankara’daki katliamların ikizi.

Batılılar bir yandan, resmi işlemlerinde demokrasi, genel kabul görmüş barış söylemleri konuşurken, diğer yandan Siyonist haçlı zihniyetinin nihai hedeflerine ulaşmak için olmadık işlere giriyorlar. Avrupa, Türkiye’de katliama karışmış bir pkk’lıya adi vaka gibi bakar, iltica talebi olursa memnuniyet duyarken, kendileri Türklere etmedik eziyet bırakmazlar. İsrail Filistin’de insanlar katledilirken, Mescidi Aksaya operasyonlar yaparken bütün dünya sessiz kalıyor. Bir yandan ise DEAŞ’ı PYD’yi ve birçok terör örgütlerini kurup güçlendiriyorlar. Adamlar terör örgütlerine bütçe ayırıyor. Bütün dünyanın gözünün içine baka baka terörü destekliyor. Batılı siyasiler ve basın Müslümanlara katliam yapan caniye terörist diyemediği gibi çocukluk resimlerini yayınlayıp “melek çocuk” ifadesini kullandılar.

 İçerde ezanla uğraşıyorlar, terörü aklamaya masum göstermeye çalışıyorlar. Y. Zelanda katliamından sonra birileri çıkıp “keşke Türkiye’ye gelse de Cuma günü kalabalıkları azaltsa” diyebiliyor. Dışarıda Müslüman ve Türk düşmanlığı ve dahi ırkçı saldırılar artmakta. Olup bitenleri düşününce; bu işler organize ve bir noktadan mı planlanıyor düşüncesi insanın aklının tam orta yerine çadır kuruveriyor. Onlarca insan Hıristiyan bir cani tarafından canlı yayınla katlediliyor,  yayınladıkları mesajlar hep yuvarlak kelimelerle dolu. Caniye terörist bile demiyorlar. Bizim terör yanlıları gibi. Yani “tavşana kaç tazıya tut” misali. Katliamlarına şak şakçı bulmak için siyaseti ve ekonomisi zayıf yöneticileri satılık ülkeler bulup papağan gibi yalanlarını söylettiriyorlar. Basın yayın kuruluşlarına bu katliamların masum olduğuna varacak hikâyeler uyduruyorlar. Kendi ülkelerinde siyah yâda Müslüman biri bir olaya karışınca İslami terörist… Beyaz biri çıkıp okullarda, istasyonlarda, insanların kalabalık olduğu yerlerde bir katliam yapınca da, akli dengesi yerinde olmayan birisi gibi basit söylemler içine giriyorlar. Hatta bazı batı ülkelerindeki eylemleri bile kendi istihbarat örgütlerine yaptırdıklarının belgeleri yayınlandı. Deaş’ı ve bazı terör örgütlerini batılı istihbarat örgütlerinin kurduğu belgeler yayınlandı. Yani bu işin arkasında maalesef, Sivil toplum örgütleri, kiliseleri, havraları, istihbaratları, bilim adamları, askeri karargâhları, siyasetçileri… Kısacası derin bir Siyonist-Haçlı zihniyeti var. Elbette karşımızdaki topluluğun tamamı bu işlerin müsebbibi demek mümkün değil. Ama çok örgütlü bir oluşum var. Peki, Hedef neresi? Hedef elbette Müslüman-Türkiye. Bu olayları iç meselelerimiz, kişisel düşmanlıklardan ayırmamız lazım. Sadece camilere değil ekonomiye, askeri gücümüze, sporumuza, sosyal hayatımıza kısaca her şeyimize saldırıyorlar…

Adamın arkasında örgütlü bir mühendislik grubu olma ihtimali çok kuvvetli. Siyonist-Hırıstiyan alemine çok güçlü mesajlar veriliyor. Olaydan önce 70 sayfa bildiri yayınlamış. Kabaca gördüm, bildiride bilimsel bir diziliş var. Her ayrıntı düzenlenmiş bir nevi savaş bildirisi. Katliamı bir kamera ile internet üzerinden canlı yayınlıyor. Ben Doğu Türkistan’daki Çin katliamını bir fotoğraf la yayınlayınca anında şiddet içeriyor diye sansür koyuyorlar ama onlarca Müslümanın kat’lini şiddet olarak görmüyor. Birçok olaya duyarlı internet yayın sistemi bu katliamı şiddet içeriği görmüyor. İnsanın aklına yüzlerce kasıt soru geliyor. Adam altı yedi yüz yıl öncesinin uç olaylarını silahına kazımış. Viyana kuşatmasını, Haçlı savaşlarını, meşhur teröristleri örnek almış. Türkiye’de Bosna’da Bulgaristan’da geziler ve incelemeler yapmış.

Çanakkale savaşlarının zafer yıldönümünde böyle bir olay insanın aklına şu soruyu getiriyor. Bütün bu olup bitenler “Çanakkale’nin intikamı” için mi? Peki, ne olacak bu yalan yanlış düzenbazlık hep böyle sürüp gidecek mi? Nasıl kurtulacağız bu ırkçı katliamlardan? Türkiye’nin düşmanı bitmez, bu saldırılar bitmeyecek. Biz bu saldırılardan ancak bir birimize saygı duyduğumuz, sarıldığımız bir birimize kol kanat gerdiğimiz zaman daha az hasarla atlatırız. En büyük silahımız UNUTMAYACAĞIZ UNUTTURMAYACAĞIZ.   18 Mart 2019

 
Etiketler: ÇANAKKALENİN, İNTİKAMI,
Yorumlar
Haber Yazılımı